ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANALİZ PORTALI 
                                     

Türkiye, Şanghay İşbirliği Örgütü’ne Tam Üye Olursa Neler Olur?


Büşra VEYSELOĞLU*


  1996 yılında çözüme dayalı bir adım olan(1) “Sınır Bölgelerindeki Askeri Alanlarda Güven Arttırıcı Önlemlere İlişkin Anlaşma” imzalanarak Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu, Kırgızistan, Kazakistan ve Tacikistan’dan oluşan ‘Şanghay Beşlisi’ oluşturulmuştur. Bu Beşli’nin amacı; üye ülkeler arasında güvenin arttırılması, sınır bölgelerinin silahsızlandırılması ve bölgesel işbirliğinin güçlendirilmesidir. Üye devletlerin başkanlarının katıldığı 2001 yılında Şanghay’da gerçekleştirilen Devlet Başkanları Zirve Toplantısı’nda önem taşıyan konular olarak terörizm, ayrılıkçılık ve ırkçılıktan kaynaklanan sorunlarla mücadele gibi güvenlik konuları üzerinde durulmuş ve bu mücadeleye yönelik işbirliğinin sürdürülebilmesi amacıyla Şanghay Beşlisi’nin bölgesel bir örgüt haline dönüştürülmesi kararı alınmıştır. Bu karar üzerine Zirve’de Özbekistan’ın da Şanghay Beşlisi’ne katılması ile Şanghay Beşlisi, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) olarak kurumsal bir yapı statüsü kazanmıştır. Şanghay İşbirliği Örgütü’nün tam üyesi olmasa da gözlemci üyeleri ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu diyalog ortakları bulunmaktadır.  Fakat diyalog ortaklarından olan Türkiye’nin örgüte tam üye olabileceğine dair söylemleri bu konuda özellikle Batı tarafı açısında dikkatleri üzerine toplamıştır.


       Türkiye’nin diyalog ortaklığı statüsüne ve bugünlerde Şanghay İşbirliği Örgütü’ne katılabilme durumuna yönelik söylemlerde bulunulması konusuna bakılacak olursa;

       Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Örgütü’ne diyalog ortaklığı Pekin Zirvesi’nde oybirliği ile kabul edilmiştir. ŞİÖ ile diyalog ortağı Türkiye arasında terörle mücadele, bölgesel güvenlik gibi sorunlara ek olarak ekonomik ve kültürel sorunlarda da işbirliğinin geliştirilmesi öngörülmektedir. 2013 yılında Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Örgütü’ne diyalog ortağı olması ABD açısından olumsuz anlamda bir adım olmuştur. Çin ve Rusya ile işbirliğinde bulunan bir Türkiye elbette ki ABD için önemli bir tehdit unsuru olurdu. Türkiye’nin ŞİÖ içerisinde yer alması demek, Çin ile iyi ilişkiler kurabilmesi için bir kapı demektir ve bu da ABD’nin Türkiye’ye daha fazla ekonomik yaptırım uygulayabileceğini de gösterebilir.


     Bilindiği üzere Türkiye’nin örgütler açısından geniş kapsamlı birikimi,(2) terörle mücadele açısında tecrübesi, gücü ve en önemlisi,  Asya ile Avrupa arasında köprü oluşturması bakımından jeopolitik konumu gereğince büyük öneme sahiptir. Ayrıca Şanghay İşbirliği Örgütü’nün kuruluş amaçlarıyla ilişkili olması da bu örgüte birçok değer katabileceğinin göstergesi durumundadır. Bir bakımdan,(3) Türkiye’nin ŞİÖ bünyesinde yer alması, üye devletler ile ilişkilerini geliştirmesini ve bu devletler ile ticaret hacmini arttırabilecek ticari ilişkiler kurabilme imkânına sahip olmasını da sağlayabilir. Fakat Türkiye’nin örgüte girebilmesi bakımından zorlukları da bulunmaktadır. Bunun en dikkat çekeni; Türkiye’nin Batı Blok’unda görünmesi, AB üyelik süreci ve NATO üyeliği içerisinde bulunması, Çin ve Rusya açısından tehdit unsuru olmaktadır. Çünkü Çin ve Rusya için bu durum Türkiye’nin ABD ile işbirliği yapıyor olduğu görüşünü oluşturmaktadır. Lehine bakılacak olursa eğer, Türkiye ŞİÖ bünyesinde tam üyelik alabilirse Rusya ve Çin gibi güçlü gelişen devletlerin siyasi ortağı olmuş olacaktır. Bu ise örgütün daha stratejik ve dinamik olmasını sağlayacaktır. Çünkü Türkiye’nin sahip olduğu strateji ile ŞİÖ amaçları birbiri ile örtüşen maddeler içermektedir ve bu her iki taraf için kaçınılmaz bir güç ve yükseliş olacaktır.



       Türkiye’nin son zamanlardaki AB ve ABD arasındaki gerginlikler ve AB’nin uzun yıllardır Türkiye’ye tam üyelik açısından ikiyüzlü tutum sergilemesi Türkiye’nin gelişmekte olan bu önemli örgüt ile işbirliği yapmasına ilişkin düşüncesine sıcak bakmasını sağlıyor. Buna ek olarak bakılacak olursa; Türkiye’nin Rusya ile füze savunma sistemi alımı durumu da ilişkileri güçlendiren bir adımdır, denilebilir. Rusya ve Çin devlet başkanlarının Türkiye’yi, Şanghay İşbirliği Örgütü’nde görmek istediklerini ve bu katılıma sıcak baktıklarını belirtmeleri de bu yöndeki tam üyelik olabilmesi durumunun olumlu yönde olabileceğinin sinyallerini vermektedir.(4)



              (1) (2017, 4 Mayıs) Şanghay İşbirliği Örgütü, Diplomasi, Erişim Tarihi: 17.09.2019 https://www.diplomasi.net/sanghay-isbirligi-orgutu-hakkinda-bilgi/


                   (2) Yıldırım, Bilal. “Şangay İşbirliği Örgütü Ve Türkiye”,  Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi, 20.07.2005, Erişim Tarihi: 17.09.2019 https://tasam.org/tr-TR/Icerik/283/sangay_isbirligi_orgutu_ve_turkiye


                   (3) Özdemir, Özge. “Şanghay İşbirliği Örgütü'nün Türkiye'ye Ekonomik Katkısı Olur Mu?”, BBC News, 22.11.2016,  Erişim Tarihi: 17.09.2019 https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-38067632


                  (4) (2016, 21 Kasım) Çin: Türkiye, Şanghay İşbirliği Örgütü’ne Üyelik Başvurusu Yaparsa Değerlendiririz, BBC  News, Erişim Tarihi: 18.09.2019 https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-38051010

 

              *Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü, Lisans Öğrencisi

Eklenme tarihi: 29 / 09 / 2019
Haber Okunma: 694







Önceki: Trump’ın 'Buy American' güvencesi ve Aramco saldırısı
Sonraki: Asya Pasifikte Değişen Güç Dengesi ve Yeni Ticaret Zincirleri