ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANALİZ PORTALI 
                                     

Enerjide Yeni Çatışma Alanı: Doğu Akdeniz


Sudenur Kalal*



  Doğu Akdeniz’in Stratejik Önemi

Doğu Akdeniz Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarına kıyısı olan coğrafi konumu önemli yere sahip bölgemizdir. Doğu Akdeniz’in tarihi Süveyş kanalının açılmasıyla Avrupa’yı  Asya’ya ticari deniz taşımacılığında birbirine bağlayan ana damarı olmasına dayanmaktadır. Yine böyle ticarette büyük önem arz eden bir bölgenin devletlerce dikkat çekmesi kaçınılmaz bir durumdur. Doğu Akdeniz’in bir başka önem arz eden noktası yüksek oranda enerji kaynaklarına sahip olmasıdır. Mısır, İsrail, Filistin, KKTC ve GKRY başta olmak üzere bölgede sınırı olmayan ülkelerin ve uluslararası aktörlerin de  müdahalesi Doğu Akdeniz’de ki hidrokarbon enerjisinin paylaşımı konusunda Türkiye’yi bir çıkmaza sokmaktadır.

Enerji Paylaşımında Ülkeler Arası Gerginlik ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) Konusu

Bilindiği üzere Türkiye enerjide dışa bağımlı bir ülkedir. Türkiye’nin enerjide dışa olan bağımlılığı bu araştırmaların doğmasına neden olmuştur. Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarını elde etmek için Türkiye düğmeye basmış ve sismik arama faaliyetlerine başlamıştır. Yapılan araştırmalar sonucu ‘’Fatih’’ isimli sondaj gemisiyle petrol ve doğalgaz çalışmalarına devam edilmiştir. Türkiye için atılan bu adım enerji için ciddi boyutta önem arz etmektedir.

Bölgenin enerji bağlamında diğer boyutu ise Doğu Akdeniz’e sınırı olmamasına rağmen ABD, İtalya, İngiltere, Rusya, Fransa gibi ülkelerin doğu Akdeniz’de enerjide hak iddia edip kendi şirketlerinin orada MEB alanlarında enerji arama ve çıkartma faaliyetlerinde bulunmasıdır. Yapılan araştırmalara göre doğu Akdeniz’de toplamda 15 milyar metreküp doğalgaz rezervi bulunmuş ve yaklaşık bu kadar daha enerjinin keşfedilesi beklenmektedir. Sınırı olan ülkeler açısından: İsrail, enerji çalışmalarında Doğu Akdeniz’de 1 trilyon metreküpten çok daha fazla doğalgazın olduğunu ispatlamıştır. Yine aynı şekilde Doğu Akdeniz’e komşu ülkelerden Mısır’ın Zohr sahasında İtalyan enerji şirketlerince keşfedilen doğalgaz rezervleri 850 metreküp kare olduğunu açıklamıştır. Doğu Akdeniz’de keşfedilen bu hidrokarbon enerji kaynakları hem ülkelerin hem de enerji şirketlerinin dikkatini çekmektedir.

Doğu Akdeniz’de gerilim özellikle Kıbrıs adası çevresinde Güney Kıbrıs Rum yönetimi ile yaşanmaktadır. Doğu Akdeniz’de uluslararası boyutta kabul görülen MEB alanı ilan edilmemiştir. Güney Kıbrıs Rum yönetiminin 2003’de doğu Akdeniz’de kendince belirlediği münhasır ekonomik bölge alanı, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk cumhuriyetinin haklarını hiçe saymıştır.  Güney Kıbrıs Rum yönetimi ilan ettiği münhasır ekonomik bölge alanları 2007 yılında 13 parsele bölünmüş ve çeşitli petrol şirketlere verilerek enerji çalışmalarını sürdürmüştür. Güney Kıbrıs Rum yönetiminin gerek Türkiye gerek Kıbrıs’a karşı yaptığı hukuk dışı eylemler AB üyesi olması dolayısıyla desteklenmektedir. AB’den destek alan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi istediği şekilde hareket etmektedir. 2017 yılında ise GKRY’nin Fransız şirket Total ve İngiliz şirket Eni’ye petrol ve doğalgaz aramasında izin vermesi  Türkiye ile bazı MEB alanının çakışmasına neden olmuş ve Türk sondaj gemileriyle arama yapan şirket sondaj gemileri karşı karşıya gelmiştir. Türkiye’de diğer şirketler gibi askeri üslerini alanda bulundurarak bu duruma karşılık olarak sondaj gemileri faaliyette iken Türk Silahlı Kuvvetleri çalışmalara eşlik etmektedir.

Bölge için bir farklı konu: Çıkarılan enerjinin nakli konusudur. Bölgede hakim olan güçlerin çıkarılan enerjiyi pazarlama konusunda bağımsız hareket etmek istekleri Doğu Akdeniz’deki enerjinin farklı bir boyutudur. AB’ye ulaşacak olan enerji için Türkiye bu enerjinin geçiş güzergahıdır. Güney Kıbrıs Rum yönetimi çıkarılan enerjinin Avrupa’ya iletilmesinde Türkiye’yi saf dışı bırakmak istemektedir. Bunun için ortaya atılan ‘’Doğu Akdeniz boru hattı projesi’’ oldukça maliyetli olduğundan uygulanası oldukça güç görünmektedir.

Sonuç olarak, Doğu Akdeniz’deki enerjinin keşfedilmesinde Türkiye açısından önemli fakat gerek bölge gerek bölge dışı aktörlerin müdahalesi enerji boyutunda savaşa dönüşmektedir. GKRY açısından yine Türkiye’yi saf dışı bırakıp bölgede kendince ilan ettiği münhasır ekonomik bölge (meb) alanında faaliyetlerini sürdürmek istemesi farklı bir boyutudur. Bu sorun hala devam etmekte ve Doğu Akdeniz’de enerji çalışmaları da hızla devam etmektedir.

KAYNAKÇA

https://setav.org/assets/uploads/2018/03/P188_AkdenizdeEnerji.pdf

https://www.aa.com.tr/tr/analiz/yeni-bir-kriz-ve-mucadele-alani-dogu-akdeniz/1484415

*Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü, Lisans Öğrencisi

 

Eklenme tarihi: 16 / 09 / 2019
Haber Okunma: 393







Önceki: Uluslararası Kapadokya Sosyal Bilimler Kongresi (Öğrenci Kongresi)
Sonraki: Arktik Bölgesi Jeopolitiği*