ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANALİZ PORTALI 
                                     

Yemen'de insan hakları ihlallerine her gün yenisi ekleniyor


Büşra GÖÇER* 




İç savaşının beşinci yılına yaklaşırken Yemen’de şiddetin dozu her geçen gün daha fazla artıyor. Geçtiğimiz günlerde Yemen’in Zamar kentinde Husilerin tutuklu olarak bulundurduğu sivillerin kaldığı hapishane tipi bir bina, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri tarafından hava saldırısına uğradı. İlk açıklamalara göre Husi yönetimine bağlı Sağlık Bakanlığı sözcüsü Yusuf el-Hadıri’nin verdiği demece göre saldırıda ölenlerin sayısı 60 ve yaralıların sayısı 100 iken, bir sonraki açıklamada ölü sayısının 123’e çıktığı belirtilmişti. Başkan Hadi yapılan saldırının Milli Araştırma Komitesi tarafından soruşturulması gerektiğini savunmakta ve bunun için Suudi Arabistan inisiyatifindeki koalisyon güçlerini göreve davetti.



2011’den bu yana Ortadoğu’da devam eden ayaklanmalara Yemen halkı eski Başkan Saleh rejimine karşı ayaklanarak katılmıştı. Husiler resmi yönetime darbe yaparak 2014’den beri başkent Sana ile birlikte ülkenin belli bölgelerini kontrol altında tutmakta. O zamandan bu güne kadar hükümet güçleri ve Husiler arasında amansız bir çatışma süregelmektedir. Aslında çatışmanın en önemli faktörlerinden biri olan İran, Husi-Saleh güçlerine destek vermesi sebebiyle, Yemendeki aktörlere bir de Suudi Arabistan’ın inisiyatifinde kurulan koalisyon güçleri eklemlenmiştir. 2005 yılında Suudi Arabistan Husi-Saleh kuvvetlerine karşı bir koalisyon kampanyası içerisine girdi. Bunun üzerine göreceğimiz o ki Yemen için çözüm süreci daha da kilit bir noktaya gelmiştir. Öyle ki çatışmalar her geçen gün şiddetini arttırmaktadır. Suudi öncülüğündeki koalisyon güçleri 2015’den bu yana düzenlediği hava saldırılarında zaten Yemendeki kötü durumda olan insani durumu daha da kritik hale getirdi. İnsan Hakları İzleme Örgütü, 2015'ten bu yana, evleri , pazarları, hastaneleri, okulları ve camileri aşan yaklaşık 90 tane yasadışı koalisyon hava saldırısı düzenlediğini belgelemiştir. Bu bağlamda yapılan saldırıların savaş suçu olduğu söylenebilir. Düzenlenen saldırıların en az bin 491’i askeri olmayan hedeflere yöneliktir. Fabrikalara, okullara, hastanelere yapılan saldırılar sonucu 57 faaliyet gösteren fabrika işlevini yitirirken, 4 milyon Yemenli çocuk okula devam edememiştir. Aynı zamanda hastanelerin tahribi sonucu medikal yardım alma konusunda ciddi sıkıntılar çeken Yemen halkı, bugün hala Kolera başta olmak üzere bulaşıcı hastalıklar ve sağlık sorunlarıyla mücadele etmekte. Ayrıca tarafların dur durak bilmez çatışmaları sonucu önemli tarihi eserlerde -1200 yıl önce inşa edilmiş Hadi Camii gibi- tahrip edildi. Koalisyon güçleri sivil hayata üst düzey noktada zarar vermiştir. 



İnsani krize Uluslararası Camiadan Ses Yok 



Resmi başlangıç tarihi Ekim 2014’den bu yana iç savaş olanca hızıyla devam etmekte. Çatışma taraflarına baktığımızda Husi-Saleh güçleri, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ve Hadi hükümet güçleri arasında kısır bir çatışma döngüsü süregeliyor. Maalesef ki taraflar arasındaki zararın en büyüğünü siviller görmekte; özellikle kadınlar ve çocuklar. Yapılan araştırmalara göre Yemen’de kadın haklarını savunmak neredeyse imkânsız durumda. Bir kız çocuğunun evlilik için yaş sınırı maalesef ki vasisine bağlı olarak belirlenmiş. Bu sebeple süregelen çatışma ortamında çocuk evlilikleri sürekli artmış ve ayrıca bölgede bulunan milis güçler tarafından kadınlara yönelik tecavüz ve cinsel şiddet vakaları had safhada yükselmiş durumda. Öte yandan baktığımızda çatışma tarafları çocukları asker olarak kullanmakta. Uluslararası hukuk kriterlerine göre bir bireyin asgari askerlik yaşı 18 iken, milisler tarafından bölgede silahaltında tutulan çocukların yaşı 11 ve altı. Ayrıca Yemen halkı ve Yemen’in bazı bölgelerindeki mülteci ve sığınmacı kamplarında yaşam mücadelesi veren siviller tarafların çatışmalarında ateş hattında kalırken, çoğu zaman kullanılması yasak olan silahlarla hedef alınarak hayatlarını kaybetmekteler. Üstelik çatışmalardan ülkenin dışına çıkmaya çalışan Yemenli halk ne kara ne de deniz yoluyla ülkeyi terk edebilmektedirler. Öyle ki koalisyon güçleri deniz üzerinde kaçmaya çalışan sivilleri havadan ateş açarak sivillerin yaşamına son vermektedir. Yaşanan bu olaylar insanlık suçu olarak kabul edilebilirken, Muhammed Bin Selman yönetimindeki Suudi Arabistan ve koalisyon güçleri uluslararası kamuoyunun Suriye’de yaşananlara dikkatini vermesinden dolayı medya ve basını engellemeye ve tüm haber alma araçlarını olabildiğince sansürlemeye çalışıyor. Yemendeki ve Yemen için mücadele eden aktivist ve gazeteci gruplara karşı taciz ve karalama girişiminde bulunmaktadırlar. Ayrıca bu insanları hayatlarıyla tehdit etmekte, zorla kaybettirmeler yapmakta, keyfi tutuklamalarda bulunmakta ve fiziksel şiddete varan saldırı girişimlerine kadar her türlü zorbalık içine girmiş durumdalar.




Sivil Toplum Kuruluşları Neden Çalışmıyor?



Husilerin bölgede bulunduğu önemli liman kentine girişlerin engellenmesi ve bunun gibi koalisyon güçleriyle Husiler arasındaki büyüyen çatışmanın neticesinde dünyanın birçok yerinden bölgeye gönderilen insani yardım ve bölgeye ulaşmaya çalışan sivil toplum örgütleri engellenmeye çalışılmaktadır. Dünya Bankası’nın verilerine göre Yemen’de resmi olarak kayıtlı STK sayısı 2011 yılında 7000’lerde iken, bu sayı 2014 yılında 8,300leri buldu. Ancak tabloya baktığımızda, halen iş yapan örgüt sayısının maalesef kayıtlı olan örgüt sayısına oranla kat be kat az olduğunu görmekteyiz. 2011 yılının önemli girişimlerinden olan Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) imzalandığı sırada o zamanlar Başbakan yardımcısı olan Hadi, muhafilerle güç transferi pazarlığına oturarak Saleh’in yargılanmamasını garantiledi. Yemendeki sivil toplum kuruluşları halkın nabzını tutmakta başarısız olmuş ve isteklerine cevap verememiştir. Bundan ötürü baktığımızda Hadi’den önce yapılaşmaya başlayan bir partizan STKlaşması görmekteyiz. Yemendeki STKlar halkı hüsrana uğratmış, görünürdeki hâkimiyetine rağmen, bu gruplar halkın değişim beklentilerini istenen tarzda karşılamakta başarısız kalmıştır. 



Her gün bir yenisi eklenerek devam eden kriz Yemendeki insani faciayı daha vahim hale getirmekte. BM İnsani Gelişme İndeksi Mart 2015 öncesi istatistiklerine göre Yemen 160. sıradayken operasyonun getirdiği insani yıkım, hak ihlalleri, açlık, çocuk ölümleri ve kolera gibi hastalıkların sonucu 2018’de 178. sıraya gerilemiştir. Taraflar çözüm için biran önce müzakere masasına oturmalı ve insani yardım koridoru açılması için acil ateşkes uygulanmalı. Aynı zamanda Yemendeki çatışma taraflarına ağır mühimmat satışının yapılması durdurulmalı ve insan hakları ihlalleri için oluşturulacak bağımsız bir komite suçların soruşturulmasında görev üstlenmelidir. 



KAYNAKÇA

https://www.hrw.org/world-report/2019/country-chapters/yemen

https://www.dejusticia.org/en/column/navigating-human-rights-in-a-war-torn-yemen/

https://kriterdergi.com/dis-politika/suudi-arabistanin-yemendeki-insan-haklari-ihlalleri

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/yemende-hapishaneye-saldiri-60-olu-100-yarali/1570132

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/-yemendeki-hapishane-saldirisinda-olu-sayisi-123e-yukseldi/1571851

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/bm-yemende-taraflar-savas-sucu-isliyor/1571875


* Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü, Lisans Öğrencisi


Eklenme tarihi: 12 / 09 / 2019
Haber Okunma: 357







Önceki: Hindistan: İklim Siyasetinde Yeni Dünya Lideri mi?
Sonraki: Euro İslam ve Avrupa’nın Çıkmazı